Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Ortadoğu politikasına yönelik “Neden şimdi Ortadoğu ile ilgileniyorsunuz” diye soran Suudi gazeteciye tepki göstererek, “Tarihi şöyle bir incelersen, Türkiye’nin tarihten gelen bir misyonu olduğunu gayet iyi anlarsın” dedi. İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı kanlı saldırının ardından bölge ülkelerini kapsayan Ortadoğu turu çerçevesinde Suudi Arabistan’a da giden Erdoğan, Riyad’daki temasları sırasında Suudi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Erdoğan'ın Ortadoğu turu kapsamında gittiği ülkelerdeki temaslarını içeren görüntüler, basın yayın kuruluşlarına Başbakanlık Basın Merkezi tarafından dağıtıldı. Erdoğan, İsrail’in Gazze saldırıları karşısında “Ben duygusal değilim sadece sorumluyum. İsrail’i de sorumlu olmaya davet ediyorum. İsrail’in yaptığı zulümden başka bir şey değil” diye konuştu. Erdoğan, bölge ülkelerinin de bu sürecin bir insanlık dramı olduğunu kabul ettiklerini dile getirdi.
Gazze açık hapishane
Erdoğan, Haziran 2008 ateşkes anlaşmasının arabulucu ülkesinin Mısır olduğunu hatırlatarak, 6 aylık ateşkesin korunduğunu ancak Hamas’ın vurduğunu kaydetti. Erdoğan, ambargonun kaldırılması şartına İsrail’in uymadığını, Gazze’de insanların adeta bir açık hapishanede yaşadığını belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu: “Aslında Filistin’in geneli hapishane. İnsanlığın burada duyarlı olması gerekiyor. Ben yeniden dünyaya sesleniyorum. Lütfen Gürcistan’da gösterdiğinizi niçin burada göstermiyorsunuz? Rusya Gürcistan’da bir olaya başladı. Birleşmiş Milletler anında seferber oldu. Amerika seferber oldu. Avrupa Birliği üyesi ülkeler seferber oldu. Bunun dışında olanlar seferber oldu. Peki Gazze’de orantısız güç kullanılarak vurulurken kimsenin kılı kıpırdamadı.”
Suudi gazeteciye tepki
Erdoğan, Suudi bir gazetecinin "Neden Türkiye, Ortadoğu’da bu sorunla bu kadar yakından ilgileniyor? Geçmişte uzak duruyordu, ilgilenmiyordu" sorusuna karşılık da, Türkiye’nin geçmişte de Ortadoğu ile çok ilgili olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Biz geçmişte de çok ilgiliydik. Tarihten gelen bir misyonumuz var. Tarihi şöyle bir incelersen ne kadar Ortadoğu ile iç içe olduğumuzu gayet iyi anlarsın” diye tepki gösterdi.
O bombaların altında ölen çocukların ahı yerde kalmayacaktır. (İsrail) o savunmasız kadınların, anaların gözyaşında boğulacaktır.” Duygusal laflar bunlar... Ama bir Başbakan’dan çok bir şaire yakışıyor. Oysa Başbakan’dan beklenen, işinin gereğini yapması... Gereği ne peki? * * * Gereğini, 2002’nin AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. Neyse ki internet var; “yapılması gereken”i Erdoğan unutsa da arşiv hatırlatıyor. Mesela Yeni Şafak’ın internet sitesinin “Arşiv” bölümüne giriyorsunuz. “5 Nisan 2002” yazıyorsunuz. “Sayfayı getir” komutuna basıyorsunuz. O günün 1. sayfası ekranınıza geliyor. Sayfada yine İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliam var. Ve yine Erdoğan’ın fotoğrafı... Ama bugünkünden hayli farklı şeyler söylüyor: “Bu terör karşısında Türkiye’nin İsrail’le imzaladığı M-60 tanklarının modernizasyonuna ilişkin anlaşmayı askıya alması gerekir.” İsrail terörü büyüyünce, 8 ve 9 Nisan’daki konuşmalarında tekrarlıyor teklifini... 11 Nisan’da Meclis grubunda diyor ki: “Eğer mevcut hükümet Türkiye’nin gücünün farkında değilse yazıklar olsun. 700 yıllık Türkiye, tanklarını modernize etmek için 50 yıllık İsrail’e muhtaç oluyorsa, bu kara kara düşünülmesi gereken bir unsurdur.” * * * Daha 7 sene geçmemiş aradan... O Erdoğan Başbakan olmuş ve İsrail yine acımasızca saldırmış. Ve saldırıdan birkaç gün önce, Türkiye’nin İsrail’le 167 milyon dolarlık silah alım anlaşması yaptığı İsrail basınına yansımış. Ardından İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii açıklama yapıp, yeni anlaşmayla, Türkiye’nin İsrail şirketlerine havacılık istihbaratı sistemleri için 141 milyon dolar ödeyeceğini bildirmiş. Konuyu İsrail gazetelerinden öğrenen bizim medya, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’e soruyor: “Gazze’deki vahşet karşısında İsrail’le imzalanan silah anlaşmasını iptal etmeyi düşünüyor musunuz?” Erdoğan’ın sözcüsü Çiçek, “eski Erdoğan”dan çok farklı konuşuyor: “Ülkeler arasındaki işbirliği nedeniyle askeri bağların koparılması söz konusu olamaz. İsrail’le askeri işbirliği, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına hizmet etmektedir.” * * *
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, dün düzenlediği basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili olarak, “yılbaşı sepetine” konulan yolsuzluk dosyalarını önümüzdeki günlerde bir bir açıklayacaklarını söyledi
Kadir Topbaş döneminde iflas noktasına gelen 22 belediye şirketinin 5-6 Milyar TL kaynak aktarılarak kurtarıldığını öne süren Soysal, BİMTAŞ ve Sağlık A.Ş. ile ilgili uzman raporlarına rağmen, usulsüzlük ve çarpıtma yapıldığını savundu. Soysal, 1998’de kurulan Sağlık A.Ş.’nin de 6.2 milyon liralık sermayesinin yanında, 5 milyon lira zarar ettiğini vurgulayarak, bu şirkete de Büyükşehir Belediyesi’nce 2007 ve 2008 yıllarında 3’er milyon lira kaynağın hibe yoluyla aktarıldığını belirtti
KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas, Kıbrıs müzakereleri sürdürmek üzere yarın sabah yeniden biraraya gelecek. İki lider arasındaki 14'üncü buluşmasında henüz görüşülmeyen bazı anayasal konuların da ele alınacağı ifade ediliyor.
Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla geçen Eylül ayından beri tarafından sürdürülen doğrudan müzakerelerin çerçevesinde yılın ilk buluşması bugün gerçekleşecek. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasındaki 14'üncü buluşmasında henüz görüşülmeyen bazı anayasal konuların da ele alınacağı belirtiliyor.
Talat ile Hristofyas, Lefkoşa'nın ara bölgede BM gözetiminde yarın sabah saat 10.00'da yeniden biraraya gelecek. İki lider arasındaki son buluşma, 22 Aralık'ta yapılmıştı. Dış İlişkiler konusunun ele alındığı görüşmenin ardından BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexsandre Downer, liderlerin, 5 Ocak'ta saat yeniden toplanacağını bildirmişti.
TARAFLARIN GÖRÜŞÜ
Kıbrıs'ta, Rumların 24 Nisan 2004'te Annan Planı'nı referandumda reddetmesinin ardından uzun bir süre yapılamayan Kıbrıs müzakereleri, 11 Eylül 2008'de yeniden başlamış ve 2008 yılın sonuna kadar liderler 13 defa biraraya gelmişti.
Yarınki yapılacak görüşmede Dış İlişkiler konusunun görüşülmeye devam edileceği, bu arada, henüz görüşülmeyen bazı anayasal konuların da ele alınacağı kaydediliyor.
Şimdiye kadar yapılan 13 turda sağlanan ilerlemede her iki tarafta yetersiz bulunarak eleştirilere yol açtı. KKTC ve Türkiye, görüşmelerin çok yavaş ilerlemesinden de şikayet ediyor ve müzakerelere hız verilmesi gereğini vurguluyor. Buna karşın taraflar, çözüm bulunması için çaba göstermeye kararlı olduklarını ifade ediyorlar.
Bu arada,bugünkü görüşmelerde Downer'in yanısıra, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Taye Brook Zerihoun'un da hazır bulunacağı belirtiliy
Partisinin Ankara İl Başkanlığınca, düzenlenen, MHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş ve diğer ilçe belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Bahçeli, ''Bu gidişe 'Dur' demek lazım, o yüzden AKP oy kaybetmeli.AKP'ye alternatifini ortaya koyabilecek bir siyasi sonuç elde edilmeli. Bu da olmalıdır" dedi.
Bahçeli, "Vatandaşı mağduriyete sevk edip sonra aklınca sadakayla besleyerek kendisine yandaş yapacağını zanneden bu iktidardan mutlaka bu millet kurtulmalıdır" diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bu gidişe 'Dur' demek lazım, o yüzden AKP oy kaybetmeli, AKP'ye alternatifi ortaya koyabilecek bir siyasi sonuç elde edilmeli. Bu da MHP olmalıdır" dedi.
MHP Ankara İl Başkanlığınca, Anadolu Gösteri Merkezi'nde düzenlenen toplantıda, MHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş olmak üzere diğer ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı.
Toplantının açılışındaki konuşmasına partililerin yeni yılını kutlayarak başlayan Bahçeli, Filistin'de yaşananlara değindi. Filistin'de 9 gündür yaşananlara başta ABD ve AB olmak üzere uluslararası kuruluşların kayıtsız kalmasının kaygı verici olduğunu vurgulayan Bahçeli, İsrail'i kınadıklarını ifade etti.
Yılbaşı gecesi 7 gencin doğalgazdan kaynaklanan karbonmonoksit gazından zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiğini anımsatan Bahçeli, bunun vatandaşların can güvenliğini sağlanması noktasından yerel yönetimlerin her türlü tedbiri almak zorunda olduğunu gösteren bir olay olduğunu belirtti.
Yerel seçim dopingiyle birlikte AKP, CHP ve MHP bu yılın bütçesinden 167 milyon 389 bin lira Hazine yardımı alacak. Üç siyasi parti de bu yardımın büyük bölümünü seçimlerde kullanmayı planlıyor. Siyasi Partiler Yasası gereği, siyasi partilere ödenecek Hazine yardımı genel seçim zamanı 3, yerel seçim döneminde de 2 kat zamlı aktarılıyor. Bu yıl 248.7 milyar lira olarak öngörülen bütçe gelirlerinin beş binde 2'si, belli koşullar altında siyasi partilere ödeniyor. Üç siyasi partinin bu yılki bütçe gelirinden normalde hak ettiği tutarlar, AKP 44.2, CHP 25.2, MHP ise 14.2 milyon liraydı. Yerel seçim nedeniyle yüzde 7'nin üzerinde oy sahibi AKP, CHP ve MHP'ye, 22 Temmuz 2007'de aldıkları oy üzerinden ödenecek Hazine yardımı şöyle olacak: AKP 88 milyon 489 bin, CHP 50 milyon 500 bin ve MHP de 28 milyon 400 bin lira. Kapatma davasında Anayasa Mahkemesi'nin kararına göre, 2008 yılında yaklaşık 46 milyon lira Hazine yardımı alan AKP'nin 23 milyon lirayı iade etmesi gerekiyordu. Bu tutar harcanan paranın iadesi yerine 2009 yardımından mahsup edilecek. AKP, yardımı 23 milyon eksikle 64 milyon 400 bin lira olarak alacak.
Yankı Siyası
- Aktüel Dergi
Editör:editor@yanki.com.tr
Webmaster:admin@yanki.com.tr
Sitemiz
en iyi 1024 x 768 çözünürlükte ve Internet Explorer ile görüntülenir...